Karamürsel’in tarihi M.Ö. IX ve VII. yüzyıllara kadar uzanır. Ünlü Yunan Filozofu Socrates’in ‘Kilise Tarihi’ adlı eserinde, Karamürsel’in Prainetos adıyla Hersek mevkiinde yer aldığı belirtilir. Bizanslılar döneminde, Bizans İmparatoru Kostantin, annesi Helena’nın namını yüceltmek için Prainetos (Karamürsel-Hersek) bölgesine Helenopolis adını verir. Karamürsel, Osmanlı Devletinin 2.Padişahı Orhan Gazi’nin Bursa’yı fethinden önce, Orhan Gazinin yakın silah arkadaşlarından Kara lakaplı Mürsel Alp tarafından Osmanlı topraklarına dahil edildi (1324).
Karamürsel Alp, kendi adını verdiği bu yörede ayrıca Osmanlı Devletinin ilk tersanesini de kurmuştur. Tersanede çalıştırılmak üzere denizci Karasi Beyliğinden ustalar getirmiş ve böylece Venedik tipi kadırgaların modellerinden yararlanarak, Karamürsel adı verilen çektirmelerle, devletin ilk hafif donanmasını meydana getirmiştir. Osmanlı Devleti ilk kez bu dönemde Bizans’la, denizden temas etmiş ve küçük çaplı deniz savaşlarıyla, İzmit Körfezinden Marmara Denizi Adalar civarına kadar olan sahalarda etkinlik sağlamıştır. Birinci Dünya Savaşı sonunda 25 Haziran 1920’de İngilizler ve 11 Temmuz 1920’de de Yunanlılar tarafından işgal edilen İlçemiz 4 Temmuz 1921 yılında düşman işgalinden kurtarılmıştır.
Karamürsel, 1888 yılında Bağımsız Kocaeli Sancağına bağlı Kaza olarak kurulmuş, sancakların kaldırılması ile 1924 yılında Kocaeli İli’ne bağlı ilçe olarak kurulmuştur. Karamürsel İlçesi, idari bakımdan Kocaeli İline bağlı, Doğu Marmara alt bölgesinde, İzmit Körfezinin güneyinde yer alan bir ilçe olup, 7 Derece 40 saniye kuzey enlem ve 5 derece 29 saniye boylam üzerine bulunur, 254.5 kilometrekare yüzölçümüne sahiptir. Karamürsel, doğuda Gölcük, güneyde İznik, batıda Yalova, kuzeyde Marmara denizi ile sınırdır.
Sanayi kuruluşu olmadığından komşu il ve ilçelere göre çok fazla göç almayan Karamürsel, Doğal güzellikleri, sakin ve huzur dolu yapısıyla özellikle emekliler için cazibe merkezi olma özelliğini korumaktadır.
Karamürsel’in yüzölçümünün büyük bir kısmı ormanlık alanlarla kaplıdır. Bitki örtüsü içerisinde kayın, gürgen ve meşe türü ağaçlar önemli bir yer tutar. Bölgede Akdeniz ve Karadeniz iklimi arasında bir iklim türü hakimdir. Yazlar sıcak, kışlar ılık ve yağışlıdır.
Karamürsel tarihi ve coğrafi yapısından ve Anadolu’da ki çeşitli uygarlıklara köprü olma konumundan dolayı değişik kültürlerinde merkezi halini almıştır. Bu nedenle ‘Uygarlıkların Bahçesi’ olarak adlandırılır. Güzel Anadolu’nun tarihi süreç içindeki yaşam çeşitliliği, bizlere bugüne kadar kesintisiz intikal eden kültürel zenginlikler sağlamıştır. Sonra Anadolu da dışarıdan gelen göçlerinde onun kültür birikimlerine yeni lezzetler kattığını belirtmek gerekir. Karamürsel’in de bir Anadolu kenti olarak kültürel bağlamda kendisine özgü özellikleri mevcuttur.‘Ufacık tefecik gördün de Karamürsel sepetimi sandın?’ deyimi bile halk el sanatının edebi bir hicivle kültürel mesajlara dönüşmesine katkı sağlayabilecek güzel bir örnektir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.
Karamürsel’in kimlik dokusunun ilk oluşumunda halk dilinde ‘Manavlar’ diye tabir edilen Oğuzların Kayı boyundan gelme Türkmen – Yörük Etnik yapısı mevcuttur. Osmanlıların ‘reaya’ dedikleri Rum ve Ermeni varlığı da, bu bölgenin sosyal ve kültürel yapısına tesir etmiştir. Önemli ölçüde göç alan Karamürsel, hiç şüphesiz Çerkez, Boşnak, Laz ve Gürcüler diye adlandırılan diğer etnik kimlikli ailelerin gelenek ve ananeleriyle daha da güçlü bir sosyal yapıya ulaşmıştır. Bu zengin kültür mozaiğinin giyim kuşamdan yiyeceklere, inanç ve günlük hayattan, toplumsal yaşam biçimine kadar her alanda ayrımdan uzak karma bir bütünlük sergilemiştir.
Karamürsel’de giyim kuşamda en gözde kostüm bindallı olmuştur. Has kadife ya da saten üzerine özel simlerle hazırlanan bu tören kıyafeti, özel günler ve bayramlar için sandıklarda saklana gelmiştir. Bu tip kostümler artık bugün çok azalmıştır. Onun dışında bilhassa Çerkez ve Laz köylerinde bu tip kostüm ve kıyafetler kullanılsa da bugün bu tür giysilere pek rağbet edilmemektedir. Eski tarihlerde Karamürsel de önemli ölçüde yaş koza üretilmesine rağmen ipek halıcılık ancak 1975’li yıllardan sonra ilçenin köylerinde gelişme göstermiştir. Komşu belde Hereke’nin bunda etkisi büyüktür. Ancak oya ve sarma gibi ince el ve oya işlerinin Karamürsel’in köylerinde yoğun bir şekilde gerçekleştiği yıllar yaşanmıştır. Öyle ki, ‘Sarma İşi İşlemeciliği’ bu ilçede kendine özgü bir şekilde oluşmuş, gelişmiş el emeği göz nuru olarak, Karamürsel’in el sanatlarında, seçkin yerini almıştır.
Kaynak:
[1]https://www.karamursel.bel.tr/karamursel/
[2]http://karamursel.gov.tr/tarihce
İlgili
Sorry, no records were found. Please adjust your search criteria and try again.
Sorry, unable to load the Maps API.






